Konuşarak İngilizce öğrenmek nedir?
Yaşadığımız hız çağı bizleri hemen bir sonuç elde etme konusunda koşullandırmış durumda. Diğer yandan da, eski metotlarla dil öğrenmek oldukça uzun, sıkıcı ve demode. Peki ne yapmalı da, İngilizcede çabuk bir ivme yakalamalıyız? Bunun için konuşarak İngilizce formülü ne kadar başarılı olabilir?
İlgili yazıyı dergi formatında okumak için lütfen görsele tıklayın.
Tüm sosyal medya sizi hemen İngilizce konuşturacağını iddia eden reklamlarla dolu. Harika reklamlarla hazırlanmış bu tanımlamalar, aslında arka planda hiç de hayal ettiğiniz gibi gitmez. Reklamlarda gördüklerinizin gerçekleşmemesi için birçok neden vardır.
İlk olarak; ister grup eğitimi olsun, isterse özel ders hizmeti, bu tarz eğitim verdiklerini iddia eden danışmanlık firmaları sadece eğitmen dedikleri kimselerle, kursiyerleri buluşturur. Hepsi bu kadar. Aslında eğitmen olmayan bu kimseler, asla bir hizmet içi eğitim almaz. Bir ders planı yoktur, daha da kötüsü bir ders planı, ölçme değerlendirme, materyal hazırlama gibi onlarca arka plan unsurlardan bir haberdir. Tek mottoları ‘İngilizce konuşmak’ olan bu kimselerle kursiyerler sadece havadan sudan sohbet ederek kendilerini tekrar ederler ve ortalama 20 dk ile 40 dk arasında aldıkları sözde ders hizmeti biter.
İkinci olarak, hizmet sağlayan sözde eğitmenlerin hemen hepsi bambaşka sektörlerden gelirler. Boş zamanlarını değerlendirmek için günde birkaç saat ders (!) anlatırlar. Hemen hepsi bir sertifika sahibi bile değildirler ve sertifika dedikleri şey ise sadece maksimum bir ayda online ve her başvurana verilen bir kâğıttan öte değildir. Çok ucuz ücretler alan ve eğitmen taklidi yapan bu kimselerin eforlarına denilecek bir sözümüz olmasa da kursiyerlerin zamanını bilmedikleri bir işle aldıklarını söylemek gerek.
Üçüncü olarak, dolar karşısında erimiş para birimimizle online olarak dahi olsa native olan bir eğitmenden 20 $ – 25 $ / Saat’ten aşağıya ders alabilmeniz neredeyse imkansızdır. O halde sözde Native olan bu eğitmenlerden 50 TL / saate ders alabilmek nasıl mümkün oluyor? Aslında cevap basit. Native değil ama native takliti yapan bir yabancıdan ders alıyorsunuz. Nadiren Avrupalı, çoğunlukla Afrikalı, Rus, Pakistanlı, Hintli ve Filipinli olan bu kimseler maalesef ülkemizde birçok kursiyerin eğitmenleri oluyor. Çünkü, danışmanlık firmaları bu ülkelerden 1$ – 2$ aralığında online ders verebilecek insanlar bulabiliyorlar. Böylelikle, ortada bir ticaret dönüyor ama siz asla İngilizce hedeflerinize yaklaşamıyorsunuz bile.
Son olarak denetimsizlik. Türkiye’de bir dil okulu olabilmek resmi prosedürlere bağlıdır ve tüm faaliyetler Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmeliklerle işler. Dil okulları periyodik denetimler geçirirler ve MEB’e raporlar sunarlar. Sadece çevrimiçi hizmet sağlayan danışmanlık şirketlerinin bir ofisi yoktur. Hiçbir denetime tabi değillerdir. Öğrenciler kayıt işlemleri sonrasında kendilerine bir muhatap bulamazlar.
İngilizcedeki amaçlarınıza erişebilmek için illa eski metotları tekrarlamak zorunda değilsiniz. Yeni birçok yöntem, kitap, uygulama sizleri bekliyor. Mesele, doğru bir yol haritasını, doğru kimselerle ve sabırla yürümektedir. Özellikle de size özel hazırlanan özel ders paketleriyle, size özel içeriklerle, ders saatleri dışında size yok gösteren koçluk hizmeti, mobil uygulamalar, işine aşık son derece motive bir eğitmenle, İngilizce hedeflerinize düşündüğünüzden çok daha çabuk ve keyifle ulaşabilirsiniz.





